Verileri Yok Etme

MADDE 138- (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Verileri Yok Etme Suçu ve Cezası Suçun Koruduğu Hukuki Değer

Bu maddede de Anayasanın 20. maddesinde öngörülen “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” Hükmüne paralel olarak kişiler hakkındaki verilerin belirli süre geçtiği halde silinmemesi suç olarak kabul edilmiştir. Korunan hukuki değer kişilerin özel hayatının dokunulmazlığıdır.

Verileri Yok Etme Suçu ve Cezası Maddi Öğe

Madde metninde faile ilişkin bir özellik belirtilmemiştir. Suçun failinin herkes olabileceği düşünülebilir ise de, özel hukuk alanında, ticari amaçlı veya reklam amacıyla saklanan verilerin silinmesine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında özel kişilerin bu suçun faili olamayacağı söylenebilir.

Suçun faili yukarıda ifade ettiğimiz nedenlerle kamu görevlileri olabilir. Aynı zamanda failin verileri yok etme görevi ve yükümünün bulunması gereklidir.

Suçun mağduru da herkes olabilir.

Verileri Yok Etme Suçunun Konusu

Sistem içinde kayıtlı olan verilerdir. Bu verilerin hukuka uygun surette elde edilmiş olması gerekir. Kanun koyucu madde ile hukuka uygun olarak elde edilmiş verilerin silinmemesini cezalandırmıştır.

Madde metninde “sistem” kavramından neyin anlaşılması gerektiği belirtilme­miştir. Ancak bu suç, bir bilişim suçu olarak öngörülmemiştir. Kanaatimizce, bura­daki “sistem”, bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutan sistem olarak da adlandırı­lan “bilgisayar sistemi” değildir. Sistem kavramından anlaşılması gereken, bilgisa­yar ya da veri kaydına yarayan CD, Disket, taşınabilir bellek, hatta cep telefonu vb. gibi her türlü veri depolama aracıdır.

Veri de, bilgisayarların saklayabileceği, işleyebileceği, gerektiğinde yeniden okuyabileceği her türlü bilgi yanında bunların dışında elde edilmiş kayıtlı her türlü kişisel bilgiyi ifade eder. Bunlar bir iletişim kaydı olabileceği gibi, telekomü­nikasyon yoluyla dinleme kaydı veya sinyal bilgileri de olabilir.

Verileri Yok Etme Suçu ve Cezası Hareket ve Neticesi

Bu madde hükmü ile, hukuka uygun olarak kaydedilmiş olan kişisel verilerin kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına rağmen yok edilmemesi, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.

Kayıtlı verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanların bu verileri kanun­da belirlenen süreler içinde silmemesi veya diğer deyişle yok etmemesi ile suç olu­şur.

Örneğin, CMK’nın 80. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 75. (şüpheli veya sa­nığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması), 76. (şüpheli ve sanık dışındaki diğer kişilerin şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması) ve 78. (Moleküler genetik inceleme sonuçları) madde hükümle­rine göre alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonuçlan, kişisel veri niteliğin­de olup, başka bir amaçla kullanılamaz; dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına verilemez. Bu bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilme­sine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde Cumhuriyet savcısının hu­zurunda derhâl yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Sözü edilen kararlar kesinleşmiş olmasına karşın kişisel verilerin derhal yok edilmemesi 138. maddede öngörülen suçu oluşturur.

Yine CMK’nın 137/3. maddesi uyarınca, CMK’nın 135. maddesine göre veri­len iletişimin tespiti ve dinlenmesi ve kayda alınması kararının uygulanması sıra­sında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da aynı 135. maddenin birinci fıkrasına göre hâkim onayının alınamaması halinde, bunun uygulanmasına Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl son verilir. Bu durum­da, yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir. Onbeş günlük süre geçtikten sonra yok etme ya da hiç yok etmeme halinde suç oluşur.

Yine bunun gibi, CMK’nın 140. maddesinde öngörülen suçların işlendiği hu­susunda kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi hâlinde, şüpheli veya sanığın kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyeri teknik araçlarla izlenebilir, ses veya görüntü kaydı alınabilir ki bunların her bir birer veri­dir ve YTCK’mn 138. maddesinde öngörülen suçun konusudur. CMK’nın 140./4. maddesi uyarınca elde edilen deliller, bu maddede sayılan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma dışında kullanılamaz; ceza kovuşturması bakımından gerekli olma­dığı taktirde Cumhuriyet savcısının gözetiminde derhâl yok edilir. Ceza kovuştur­ması bakımından gerekli olup olmadığına doğal olarak savcı karar verecektir. An­cak, kovuşturmada kullanılmayacağı açıkça belli olan delillerin derhal yok edilme­mesi 138. maddede öngörülen suçu oluşturacaktır.

Verileri Yok Etme Suçu ve Cezası Manevi Öğesi

Suç doğrudan kastla işlenebilir. Failin belli bir amaç veya saikle (güdü ile) ha­reket edip etmemesinin önemi yoktur.

Verileri Yok Etme Suçu ve Cezası Yaptırımı

Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Maddenin uygulanmasında hapis cezası öngörülmüştür. Hakim cezayı 50/1. maddesinde öngörülen adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevirebilir. Adli para cezasına çevrilmesi tercih olunduğunda, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca öngörülen değerler arasında bir miktarın, belirlenen hapis ceza­sıyla çarpılması ile sonuç adli para cezası bulunacaktır.

TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca failin, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, 50/1. maddede öngörülen adli para cezası ya da diğer seçenek yap­tırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.

Adli para cezasının ve diğer seçenek yaptırımların ertelenmesi, YTCK’nın 51. maddesi hükmü uyarınca olanaklı değildir. Ayrıca adli para cezasına hükmolunması durumunda failin YTCK’nın 53. maddesi hükmü uyarınca belli haklardan yoksun bırakılma olanağı da bulunmamaktadır. Hapis cezasına hükmolunması halinde ise 53. maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları fail, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacaktır.,

Hakim, kararında 53. maddede öngörülen hak yoksunluğunu da hükme bağlamalıdır. 53/1. fıkradaki hak yoksunluklarından bazılarına hükmedilmesi ola­nağı yoktur. 51/3. maddede öngörülen hal ise bu kuralın istisnasını oluşturur.

Verileri Yok Etme Suçu ve Cezası Kovuşturma Ve Görevli Mahkeme

Suçun kovuşturulması TCK’nın 139. maddesi uyarınca şikayet koşuluna bağ­lı değildir. Soruşturma işlemleri doğrudan C. Savcılığınca ya da kamu görevlisine ilişkin özel soruşturma usulüne göre yapılır.

Suçun yargılamasını yapmakla görevli mahkeme Adlî Yargı İlk Derece Mah­kemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesidir.

CategoryMakaleler
Write a comment:

You must be logged in to post a comment.

logo-footer

      

WhatsApp chat
Hemen Ara!