İMZAYA İTİRAZ DAVASINDA ISLAH MÜESSESESİNİN UYGULANMA OLANAĞI YOKTUR

İMZAYA İTİRAZ DAVASINDA ISLAH MÜESSESESİNİN UYGULANMA OLANAĞI YOKTUR

HMK– MADDE 176
ALTINCI AYIRIM

Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi
Kapsamı ve sayısı
(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.

(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.

İİK–MADDE 170
B İMZAYA İTİRAZ:
(Değişik madde: 09/11/1988 – 3494/33 md.)

Borçlu, 168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./47. md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.35) “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.

(Değişik cümle: 17/07/2003 – 4949 S.K./47. md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.

BORÇLUNUN KAMBİYO HUKUKU BAKIMINDAN ŞİKAYETİ:
MADDE 170/a.

(Ek madde: 18/02/1965 – 538/85 md.)

Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.

İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.

(Ek fıkra: 09/11/1988 – 3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.

UYGULANACAK DİĞER HÜKÜMLER:
MADDE 170/b.

(Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./48. md.)

61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ila 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.

T.C.
YARGITAY
12.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2014/26443
KARAR NO : 2015/178
KARAR TARİHİ: 12.01.2015

Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, bonodaki imzanın borçlunun eli mahsulü olduğunun, ancak bononun, imza taşıyan bir belgeden faydalanılarak yazıcı yardımıyla sahte olarak oluşturulduğunun bildirildiği, borçlunun ıslah talebinde bulunarak senedin sahteliği sebebiyle takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin kabulüne ve takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

İcra mahkemeleri, önüne gelen uyuşmazlıkları, İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen takip hukuku kurallarına göre inceleyerek sonuçlandıran özel mahkemeler olup, verdikleri kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.

Borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuru, İİK. nun 170.maddesine dayalı imzaya itiraz olup, teknik anlamda bir dava değildir. Bu nedenle HMK. nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve dava prosedüründe tatbiki mümkün olan ıslah müessesesinin imzaya itiraz hakkında uygulanma olanağı yoktur.

Ancak İİK.nun 170/a-2 maddesi gereğince hakim, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re’sen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.

Takip dayanağı bononun, borçlunun imzasının bulunduğu kağıdın sonradan doldurulması ile oluşturulduğu ve bonodaki alacağa dayanak oluşturan bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı yönündeki iddianın, yargılamayı gerektirip ancak genel mahkemede açılacak bir menfi tespit davasında değerlendirilmesi mümkün olmakla, icra mahkemesinde ileri sürülemeyeceği gibi, inceleme konusu da yapılamaz.

Öte yandan, bononun unsurları TTK.’nun 776. maddesinde sayılmış olup, bu maddede bononun düzenleneceği kağıdın boyutları, cinsi, yazının ne şekilde yazılacağı konusunda herhangi bir düzenleme mevcut değildir. TTK. nun 776. maddesindeki unsurları taşıması koşuluyla, bononun el ile ya da yazıcı ile yazılması ve yazıldığı kağıdın boyutları, onun vasfını etkilemez.

Somut olayda icra takibine dayanak yapılan bononun TTK. nun 726. maddesinde düzenlenen unsurların tamamını taşıdığı ve kambiyo senedi vasfında olduğu görülmekte olup, olayda, İİK. nun 170/a maddesinin de uygulanma yeri yoktur.

Şu hale göre mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda bonodaki imzanın borçlunun eli ürünü olduğu belirlendiğine göre imzaya itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
error: Content is protected !!
WhatsApp chat