HİZMET TESPİTİ İSTEMİ – SİGORTA MÜFETTİŞİNE VERİLEN İFADENİN BAĞLAYICILIĞI

HİZMET TESPİTİ İSTEMİ – SİGORTA MÜFETTİŞİNE VERİLEN İFADENİN BAĞLAYICILIĞI

T.C.
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/1672
K. 2017/8847
T. 6.11.2017

HİZMET TESPİTİ İSTEMİ ( Davacının Çalışmasına Dair Belgelerin İşveren Tarafından Verilip Verilmediğinin Yöntemince Araştırılacağı – İşyerinin Gerçekten Var Olup Olmadığının Kanun Kapsamında veya Kapsama Alınacak Nitelikte Bulunup Bulunmadığının Eksiksiz Bir Şekilde Belirleneceği )

TANIK BEYANLARI ( Dinlenen Tanıkların Davacı İle Aynı Dönemlerde İşyerinde Çalışmış veya Komşu İşverenlerin Aynı Nitelikte İşi Yapan Resmi Kayıtlara Geçmiş Bordolu Çalışanlardan Seçilmesi Gerektiği – Davalı İşverence Davacı Adına Kuruma Bildirimde Bulunulmadığı/Bordro Tanıklarının İşyerinde Farklı Bölümlerde Çalıştıklarını Davacıyı Tanımadıklarını Beyan Ettikleri/Davacı Tanıklarının Davacının Çalışmasını Doğruladığı Ancak Bu Tanıkların Davalı İşyerinde Çalışmasının Kayıtlı Olmadığının Anlaşıldığı )

SİGORTA MÜFETTİŞİNE VERİLEN İFADENİN BAĞLAYICILIĞI ( Davacının Sigorta Müfettişine Verdiği İfadesinde İşe Başlama Tarihine İlişkin Beyanının Mahkeme Dışı İkrar Niteliğinde Olduğu ve Davacıyı Bağladığı – Davacının Öncesine Dair Hizmet Tespit Talebinin Reddedilmesi Gerektiği )

506/m.79/10

5510/m.86/9

ÖZET : Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Davacının sigorta müfettişine verdiği ifadesinde, işyerinde 25.03.2006’da çalışmaya başladığını,04.04.2006 da kaza geçirdiğini beyan ettiği, hastane raporunda işyerinde davacının 04.04.2006 tarihinde parmaklarının kopması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davacının sigorta müfettişine verdiği ifadesi mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup davacıyı bağlayacağı, buna göre 25.03.2006 tarihinden öncesine dair talebinin kabul edilemeyeceği açık olup, davacının 25.03.2006 öncesine dair hizmet tespiti talebini reddederek 25.03.2006 -04.04.2006 dönemine dair talebi yönünden kabule karar verilmesi gerekmektedir.

DAVA : Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi:

Dava, davacının 01.04.2003-30.11.2004 ve 20.03.2006-04.04.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 01.04.2003-30.11.2004 ve 25.03.2006-04.04.2006 tarihleri arasında asgari ücretle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 Sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu sebeple özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına dair belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 Sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına Kuruma bildirimde bulunulmadığı,dönem bordrolarının dosyada bulunduğu,bordro tanıklarının işyerinde farklı bölümlerde çalıştıklarını davacıyı tanımadıklarını beyan ettiği,davacı tanıklarının davacının çalışmasını doğruladığı ancak bu tanıkların davalı işyerinde çalışmasının kayıtlı olmadığı, davacının sigorta müfettişine verdiği 18.05.2006 tarihli ifadesinde, işyerinde 25.03.2006 da çalışmaya başladığını,04.04.2006 da kaza geçirdiğini beyan ettiği 28.06.2006 tarihli raporunda işyerinde davacının 04.04.2006 tarihinde parmaklarının kopması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının sigorta müfettişine verdiği 18.05.2006 tarihli ifadesinin mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup davacıyı bağlayacağı, buna göre 25.03.2006 tarihinden öncesine dair talebinin kabul edilemeyeceği açıktır.

Yapılacak iş, davacının 25.03.2006 öncesine dair hizmet tespiti talebini reddetmek, 25.03.2006 -04.04.2006 dönemine dair talebi yönünden kabule karar vermekten ibarettir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

[/column]

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
error: Content is protected !!
WhatsApp chat