Haksız Arama

MADDE 120- (1) Hukuka aybrı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Haksız Arama Suçunda Korunan Hukuki Değer

Madde ile kişi hürriyetini belirli bir biçimde ihlâl eden bir özgü suç benimsen­miştir. Suçun koruduğu hukuki değer, kişilerin kendilerine özgü huzur ve sükûnu ile özel hayatın gizliliğidir. Kişilerin üzerinin veya eşyasının aranması insan haysi­yetine bir tecavüz teşkil ettiği gibi kişi dokunulmazlığının bir devamı olan özel hayatın gizliliğine karşı da bir saldırı oluşturur.

Haksız Arama Suçunun Faili

Suç failinin bir kamu görevlisi olması gerekmektedir. Ancak herhangi bir ka­mu görevlisinin bu suçu işlenmesi mümkün değildir. Kamu görevlisinin, aynı za­manda arama yapmaya yetkili olması da gereklidir. Maddedeki, suçun “kamu gö­revlisi” tarafından işlenebileceği biçimindeki ifadeden herhangi bir kamu görevlisi­nin bu suçu işleyebileceği anlaşılabilir ise de, arama konusunda yetkili olmayan bir kamu görevlisinin herhangi bir kimseden (yetki konusunda) farkmm bulunmadığı gözetildiğinde, suçun ancak arama yetkisine sahip bulunan görevliler tarafından işlenebileceğini düşünmek daha doğru olacaktır.

Haksız Arama Suçunun Mağduru

Haksız üst ve eşya aranması suçunun mağduru herhangi bir kimse olabilir.

Haksız Arama Suçunun Maddi Öğesi

Suçun maddi öğesi, kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak veya yetki­sini aşarak hukuka aykırı olarak üst veya eşya aramasıdır.

Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 5. maddesine göre Adlî arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulu­nan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin Özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir.

“Hukuka aykırı olarak” ibaresinden maksat, yürürlükteki mevzuatın aranması­na izin vermediği kişiler üzerinde veya aramanın yapılması için öngörülen koşullara uyulmadan gerçekleştirildiği hâl demektir. Kanunun izin verdiği arama hâllerinde suçun oluşmayacağı açıktır. Suçun oluşması için kamu görevlisi, kişi hürriyetini görevini kötüye kullanarak veya yetkisini aşarak ihlâl etmiş olmalıdır. Bu nedenle “hukuka aykırı olarak” sözcükleri görevin kötüye kullanılmasını ve yetkinin aşılma­sını kapsar.

 

Haksız Arama Suçunun Manevi Öğesi

Haksız üst arama suçu doğrudan kasıtla işlenebilir. Saikin önemi yoktur. Kamu görevlisinin aramayı hukuka aykırı olduğunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi ile suç oluşur. Hukuki yanılgı halinde cezai sorumluluk yoktur. Kamu görevlisinin sakmamayacağı bir hata nedeniyle kanunun bilmediği için haksızlık oluşturmadığı düşüncesi ve zannıyla gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle cezai sorumluluğu yok­tur. Failin somut olaya ilişkin düşüncesinin gerçekle bağdaşmaması ve sakmama­yacağı yanılgısı kusurluluğu kaldırır. Gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olsaydı böyle bir sonuçla karşılaşılmayacağı hükmüne varılıyorsa, failin hatasının kaçmılabilecek nitelikte olduğu düşüncesine ulaşılır. Bunun yanında failin, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlarındaki hatası kastı ortadan kaldırır. Kamu görevlisinin aranacak kişilerde yanılıp suçla ilgili olmayan, arama yapılması için CMK 116. maddesinde öngörülen koşullar veya makul şüphe de bulunmadığı halde kişinin üstünü araması gibi.

Haksız Arama Suçunun Yaptırımı

Haksız arama suçunu işleyen faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Maddenin uygulanmasında hapis cezası öngörülmüştür. Hakim cezayı 50/1. maddesinde öngörülen adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevirebilir. Adli para cezasına çevrilmesi tercih olunduğunda, TCK’nm 52/2. maddesi uyarınca öngörülen değerler arasında bir miktarın, belirlenen hapis ceza­sıyla çarpılması ile sonuç adli para cezası bulunacaktır.

TCK’nm 50/3. maddesi uyarınca failin, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşım doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, 50/1. maddede öngörülen adli para cezası ya da diğer seçenek yap­tırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.

Adli para cezasının ve diğer seçenek yaptırımların ertelenmesi, TCK’nın 51. maddesi hükmü uyarınca olanaklı değildir. Ayrıca adli para cezasına hükmolunması durumunda failin TCK’nın 53. maddesi hükmü uyarınca belli haklardan yoksun bırakılma olanağı da bulunmamaktadır. Hapis cezasına hükmolunması halinde ise 53. maddenin 1. fıkrasında öngörülen haklan fail, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacaktır.

Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını dol­durmamış olan kişiler hakkında 53. maddenin 1. fıkra hükmü uygulanmaz.

Haksız Arama Suçunda Kovuşturma ve Görevli Mahkeme

Suçun kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı değildir.

Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca yargılamayı yapmakla görevli mahkeme sulh ceza mahkemesidir.

CategoryMakaleler
Write a comment:

You must be logged in to post a comment.

logo-footer

      

WhatsApp chat
Hemen Ara!