Haberleşmenin Engellenmesi Suçu

MADDE 124- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellen­mesi hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

  • Kamu kurumlan arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engel­lenmesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya hükmolunur.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun Korunan Hukuki Değer

Haberleşme hürriyeti Anayasanın 22. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim karan olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.”

Madde metninde haberleşmenin engellenmesi, suç olarak tanımlanmıştır. Bu suç tanımı ile bir anayasal hak olan haberleşme hürriyeti güvence altına alınmıştır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun Maddi Öğe

Herhangi bir kimse olabilir. Failin, kamu görevlisi olması da olanaklıdır. An­cak failin sıfatının cezanın belirlenmesine bir etkisi bulunmamaktadır. Fail, posta memuru olabileceği gibi, kargo görevlisi ya da herhangi bir kişi de olabilecektir.

  1. fıkrada öngörülen suçun mağduru herhangi bir kimse olabilir. 2. fıkrada ise, mağdur yoktur. Suçtan zarar gören ise, haberleşmesi engellenen kamu kurumudur. 3. fıkradaki basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellen­mesi suçunda ise, suçtan zarar gören yayını engellenen her türlü basın ve yayın organıdır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun Konusu

Belirli kişiler ve kamu kurumları arasındaki haberleşme ile basın yayın organ­larının yayınlarıdır.

Kişisel nitelikli veya haberleşme amaçlı olmayan, reklam broşürleri vb yazılar maddede öngörülen haberleşme kapsamında değildir. Bunun gibi, haberleşme aracı niteliği bulunmayan posta gönderileri de suçun koruması altında değildirler. Ancak, e-posta gönderilerini suçun konusu içinde saymak gerekir. Kişiler arasında gerçek­leşmeyen, anonim nitelikteki gönderiler haberleşme kapsamında sayılamazlar.

Maddede haberleşmenin engellenmesinin hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmesi suç sayılmıştır. Engellemenin bir hak ve yetkiye dayanması durumunda suç oluşmaz. “Hukuka aykırı olarak engelleme”den anlaşılması gereken, hukuk düzeninin belirlemiş olduğu, emir veya yasak biçiminde bir içeriğe sahip olan her türlü hukuk kuralına aykırı engellemelerdir. Eylemin sadece ceza hukukuna değil, bütün hukuk düzenine aykırılığı, hukuka aykırı davranışın var olup olmadığını belirler.

Fıkra metinlerinde, haberleşmenin engellenmesinin hukuka aykırı olması özel­likle vurgulanmıştır. Bu bakımdan, örneğin cezaevinde cezası infaz edilen bir hü­kümlünün haberleşmesinde olduğu gibi haberleşme hürriyetine bir kamu görevinin gereği olarak sınırlama getirilmesi hâllerinde, fiil hukuka uygun olduğu için, söz konusu suç oluşmayacaktır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun Hareket ve Neticesi

Maddenin birinci fıkrasında, kişiler arasındaki haberleşmenin engellenmesi, suç olarak tanımlanmıştır. Haberleşmenin yapıldığı araç önemli değildir. Bu haber­leşme, örneğin mektupla veya telefonla yapılabilir. Haberleşmenin engellenmesi, çeşitli suretlerde gerçekleşebilir. Örneğin posta kutusundaki mektupların yırtılması, bir kişiye gönderilen mektupların ilgilisine verilmeyip çöp kutusuna atılması, telefon hatlarının kesilmesi, oluşturulan manyetik alanla telefon görüşmelerinin yapı­lamaz hâle getirilmesi gibi fiiller söz konusu suçu oluşturur.

Maddenin ikinci fıkrasında, kamu kurumlan arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Üçüncü fıkrada ise, her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi, keza ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Örneğin bir gazete veya derginin dağıtımının ya da belli bir radyo veya televizyon yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi bu suçu oluşturacaktır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun Manevi Öğesi

Doğrudan kastla işlenebilir. Haberleşmenin ya da basın ve yayın organının ya­yınının hukuka aykırı bir şekilde, bilerek ve isteyerek engellenmesi suçun oluşumu için gerekli ve yeterlidir. Belli bir amacın bulunması veya eylemin belli bir saikle gerçekleştirilmesinin önemi yoktur.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nun Yaptırımı

Maddenin 1. fıkrasında öngörülen suçu işleyen failin altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.

Maddenin uygulanmasında hapis ve adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüş­tür. TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. Bu nedenle halam öncelikle hapis cezasına mı yoksa adli para cezasma mı hükmedeceğine karar verecektir. Hakimin hapsi tercih etmemesi ve adli para cezasına hükmetmeye karar vermesi olanaklıdır.

Haberleşmenin Engellenmesi Suçu’nda Kovuşturma Ve Görevli Mahkeme

Suçun kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı değildir. Soruşturma ve kovuş­turma işlemleri doğrudan C.Savcılığı tarafından yapılır.

Yargılamayı yapmakla görevli mahkeme Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca 124. maddenin 1. fıkrasında öngörülen suç için sulh ceza, 2. ve 3. fıkrasında öngörülen suçlar için 11. madde uyarınca asliye ceza mahkemesi­dir.

CategoryMakaleler
Write a comment:

You must be logged in to post a comment.

logo-footer

      

WhatsApp chat
Hemen Ara!